Gülmekten Kumandaları Bıraktı (O Da Ne Ki?)

    (C-47 Dakota Anısı)

    Uçuş Ekibi :

    I .Pilot : Yzb. Mustafa Sabri TÜRKAY

    II.Pilot : Ütğm. Kadir TAŞOĞLU

    Uçuş Teknisyeni : Kd.Bçvş Selahattin ÇATALYÜREK

    Uçuş Telsiz Operatörü : Üçvş. Soydaner DİLBER

    Diyarbakır’da Uçucu Tls.Opr.lerinin şefi yani şefimiz, kulakları çınlasın, Uğur ÇATALOLUK’ tu, onunda filodaki rumuzu onun çok kullandığı sözcük olan “O DA NE Kİ “ sözcüğü idi. Bu sözcüğü onu tanıyanlar hatırlayacaktır. Öylesine çok kullanırdı ki inanılır gibi değildi. Karşısında rütbeli her kim olursa olsun herkese ilginç gelecek bir olayı anlattığında onun bu anlatılanlara karşın muhakkak daha etkili daha enteresan daha dinlenmesi gereken bir hikayesi olurdu ve de hemen söze “O DA NE Kİ” diyerek başlardı. Ben de bir gün buna beni kandırıp olur olmaz kendisinin yazılıp da sonradan ya ishalim ya başım ağrıyor ya da bankada işim çıktı deyip, beni onun veya çevrenin tabiri ile uçuşa gazladığından, ben de ona şaka yapıp onu ti'ye almaya karar verdim. Yapacağım şakayı kimseyle paylaşmadan onun “O DA NE Kİ” rumuzu ile isim vermeden onu tarif ettim ve de ilgilenen genç kızlarla evlenmek istiyorum. Hava Astsubayıyım gibi şeyler yazıp gazeteye gönderdim. Ablamlar eniştem lisan kursu için İzmir’e gittiğinden hepsi ailece İzmir’delerdi. Ben lojmanda yalnız kalıyordum. Her gün tüm gazeteleri alıyor evde akşam okuyordum ve de merakla gönderdiğim yazının gazetede çıkıp çıkmadığını takip ediyordum. Yine bir akşam evde gazeteleri karıştırırken Diyarbakır’dan “O DA NE Kİ” rumuzlu 30 yaşlarında 1.90 boyunda bekar hiç evlenmemiş maddi durumu iyi olan Havacı Astsubay diye çıkan yazıyı görünce sanki milli piyangodan para çıkmışçasına sevindim. Kimseyle paylaşmak niyetinde değildim lakin kendimi tutamadım ve Şeyhmus GENÇ ve Mustafa GÜRBÜZ abi ile paylaştım çok hoşlarına gitti. Sadece M.Gürbüz abi “Dilber, oğlum bak şimdi bu adama yığınla mektup gelir, onun eline geçmesin bu maazallah kızlarla görüşür yanlışı doğruyu seçemez şaka başımıza dert açmasın.” dedi ve de uyanıkça bana “Sen her gün postaneye git mektupları al, biz okuyalım biz kafa bulalım kızlara mektup yazalım.” dedi. Bir hafta, on gün geçti. Batman’a malzeme nakli görevi için gittik. (Yzb. Mustafa Sabri TÜRKAY, Ütğm. Kadir TAŞOĞLU, Kd.Bçvş. Selahattin ÇATALYÜREK ve ben Üçvş. Soydaner DİLBER) Dönüşte hava çok kötüydü. Ben hemen telsizden Diyarbakır’ ın son hava durumunu aldım, kağıda yazdım. Altına da “Yüzbaşım sadece aramızda kalacak ve kimseye söylememek için söz verirseniz size çok hoşunuza gidecek ama yine de söylüyorum gizli kalacak bir yazı göstereceğim.” dedim ve uçak komutanının omzuna dokunarak kendisine meteoroloji bilgi kağıdını verdim. İki dakika sonra kafasını arkaya çevirerek Selahattin Abi’ye, söyler misin Dilber bana bakabilir mi demiş, bende baktığımda bana sağ elinin baş parmağı ile okey söz söz dedi ve ben de uçuş çantamdan o gazeteyi ona evlenmek istiyorum sayfasını okuyacak şekilde uzattım ve burayı okur musunuz dedim. “O DA NE Kİ “ rumuzunu görünce çığlık atarak kumandaları hava kötü olmasına rağmen elinden bıraktı, tabi ki Ütğm.Kadir TAŞOĞLU'da olayı çok merak ettiğinden uçakta herkes öğrendi. Sonra mektupları takip ettik lakin ne tesadüftür ki Kocaman Uğur abimizi tanıyorlarmışçasına ya mektuplar elimize geçmedi ya da kızlar pek ilgi göstermedi. Daha sonra ben bu ilanı sabah brifingde okudum Uğur abi dahil herkes öğrendi. Filo Komutanımız Bnb. Cihat ATALAY dahil herkesin nasıl güldüğünü tarif edemem. Tabi ki sevgili Uğur abimiz “O DA NE Kİ” yi asla bırakmadı. Ömrün uzun olsun uğur abi. Saygılarımla.

    Soydaner Dilber

    İsimlerinin yayınlanmasını istemeyenler, bildirdiklerinde yayından kaldırılacaktır.

    Düzenleme : Mesut Atar 03.06.2011 © http://www.havacilar.com

    <<<-Anılarda Havacılık