Yaşamından Kesitler
Doğumunun 114. Yılında, Uçak makinisti, Kurtuluş Savaşının TBMM tarafından üç takdirnameyle taçlandırılmış İstiklal Madalyalı kahramanı, İlk Türk askeri ve sivil uçak tasarımcısı, üreticisi (1924, 1930, 1933), Türkiye’nin Baş Tayyarecisi (1925), Kara ve Deniz Tayyare Mektebi Öğretmeni, İlk sivil tayyare mektebi (Vecihi Sivil Tayyare Mektebi 1932), ilk sivil tayyare fabrikası (Vecihi Fiham Fabrikası 1932), kurucusu, Türk Tayyare Cemiyeti, Türk Kuşu, Kanatlılar Birliği’ne can suyu veren, Tayyare Makine Mühendisi, İlk sivil havayolu şirketimiz HÜRKUŞ Hava Yolları (1954) kurucusu, 102 farklı uçakla, havada 30.000 uçuş saatini aşmış Pilot Astsubay Tayyareci Vecihi Hürkuş' u saygıyla anıyoruz...
1915 : "...Ben henüz tayyareci değildim, çocukluk hayatımın çılgın çağlarını yaşıyordum. Beni daha 1914 yılında havacılarımız arasına çeken hadise Tayyareci Fethi, Sadık ve Nuri Beylerin Mısır seyahatlerinde şahadetleri olmuştu. Daha küçükten beri kabına sığmayan bir enerji tahsilimi teknik bir mecraya sokmuştu. Sporun her neviinden zevk alıyordum. El işleri bakımından minyatür tayyare modellerim daha o zamandan göze çarpıyordu. Yaradılış itibariyle de çevik, atletik, biraz da hırçın bir çocuktum. Havacılık hakkındaki düşüncelerim hudutsuz gökler kadar genişti. Uçmak arzum önüne geçilemeyen bir tuğyan halinde benliğimi sarmıştı..."
26.Eylül.1917 : "Vecihi Hürkuş, Doğu Cephesi’ne yeni gelen ve Türk hatlarının arkasına mecburi iniş yapan çift motorlu Rus Caudron G–4 bombardıman uçağını uçurmayı başardı. İlk kez bir Türk pilotun çok motorlu bir uçağı uçuruşu böylece gerçekleşmiş oldu"
29.Mart.1918 : Vecihi Bey, Hazar Denizinde, esir bulunduğu Nargin Adasından, tahta çamaşır teknesine tutunarak ve yüzerek Assan sınırından karaya çıktı ve yürüyerek Süleymaniye üzerinden Musul'a geldi.
24.Mart.1921 : Vecihi Bey, Söğüt-Bilecik arasında bir Yunan alayını bombaladı. Makineli tüfek ateşine tuttu.
22.Mart.1921 : Düşman kuvvetleri taarruz halinde ilerlemekte, fakat her adımı müdafaa kuvvetlerimizin ısrarlı savaşı karşısında büyük telefata mal olmaktaydı.
Sabah erken İnegöl mıntıkası uçuşunu yapıyordum. İrtifaım yüksekti. Motörüme olan itimatsızlığım, bana cüretli bir uçuş cesareti vermiyordu. İlerleyen kuvvetleri notlarıma geçirdikten sonra, avdette motorum gene arıza gösterdi ve ben üssüme ancak bir kırlangıç uçuşuyla süzülerek dönebildim...
25.Mart.1921 : vazifeye gidecek tayyare ancak saat (11,00) de hazırlanabilmişse de o esnada Eskişehir’e doğru iki düşman tayyaresinin gelmekte olduğu haberi alınmış ve düşman tayyarelerine karşı bu tayyare ile Vecihi Hürkuş uçmuşsa da motor arızasından meydana dönmüştür.
27.Mart.1921 : Sivil Pilot Vecihi 27 Martta Söğüt dolaylarının keşfi için bir uçuş yaptı. Söğüt’ün kuzeyinde, çadırlı bir ordugâh ve iki tabur, güneyinde; bir piyade alayı ve karargâhı, daha güneyde; bir bölük kuvvetinde; Yunan birliği ve Çeşme mevziinin 15 km doğusunda iki bölük kuvvetinde bir yürüyüş kolu olduğunu tespit etti. Alay Kar...argâhını bombaladı ve makineli tüfek taarruzu yaptı.
29.Mart.1921 : 29 Mart 1921 öğleden sonra, Vecihi, av uçağı ile İnönü Savaş alanı üzerinde bir keşif uçuşu daha yaptı. Bozalan kuzeydoğusunda savaş siperlerini keşfetti. Bozalan’ın kuzeyinde Yunan topçusu uçağa ateş açtı.
01.Nisan.1921 : Vecihi, saat 14.20’de uçağıyla bir keşif daha yaptı. Gündüz bey’de 60–70 kamyonluk bir mekkâre kolu yol kenarında istirahat ediyordu. Ertuğrul Gazi’nin Türbesinden Bilecik’e kadar şose üzerinde dağınık yürüyüş kolları ve ağırlıklar kuzeye doğru çekilmekteydi. Bilecik İstasyonunda da çok sayıda Yunan askeri ve nakil aracı bulunuyordu. Karaköy-Bozüyük şosesi üzerindeki beklemenin 3 km. güneyinde, kuzeye doğru ilerleyen bir topçu bataryası, gerisinde intizamsız şekilde ilerleyen bir piyade bölüğü ve topçu bataryası, onun önünde ise bir süvari birliği yürüyordu. Bozüyük-Pazarcık şosesi ve tepelerde bir piyade taburu istirahat ediyordu. Bozüyük yönüne 10 kadar araba ile ilerleyen bir nakliye kolu görülüyordu. Bu duruma göre Yunanlıların sağ ve sol kanatlarda makineli tüfek kıtalarıyla takviye edilmiş kuvvetli artçı birliklerinin himayesinde çekilmekte olduğu tespit edildi. Cephe Komutanlığının bulunduğu Çukurhisar’ a atılan keşif sonu raporu, zaferi müjdeliyordu.
02.Nisan.1921 : Vecihi Hürkuş keşif uçuşu yaptı. "...Bu tarihten itibaren ordumuz düşmanı takibe başladı ve amansız saldırmalarıyla birçok noktalarda perişan eyledi. Biz de bu şerefli ödevde kahraman ordumuza bütün gayretimizle katılıyorduk. Nihayet bir hafta sonra, Eskişehir'e dönen muzaffer kumandanımız İsmet Paşa, ordusunu ve tayyarecilerini taktir ederek, hatıralarımıza şerefler katmıştı…" Vecihi Hürkuş
28.Şubat.1923 : (1)“28 Şubat 1923 günü sevgili Remzi'yi de kaybettik. Havacılığımızda yeni bir gözyaşı döktüren bu hadise tamamen gözlerimin önünde cereyan etmişti. Remzi iyi bir keşif tayyarecisi ve av uçuşlarına hazırlanan kıymetli bir pilottu. Av tayyaresiyle uçuşlarını hep nezaretimde yaparak iyi bir olgunluğa girmişti. Bu son uçuşunun iznini de gene ben vermiştim.
27.Temmuz.1921 : "Cephe Kumandanlığından aldığım emir üzerine, Muğla'da bulunan düşmandan ele geçirilmiş bir tayyareyi orduya getirmeye memur edilmiştim. Malzemesizlik içinde böyle bir fırsat bize büyük bir nimetti. Evvelki bahislerde geçtiği gibi, elimizdeki bütün tayyareler, derme çatma bir halde olduğundan, hemen hiçbir vazife arızasız, tehlikesiz yapılamıyordu. Nihayet bu tayyareler de artık tamamen bitmiş bir halde idi ki, bu sırada böyle bir tayyarenin ele geçmesi, hiç şüphesiz ordumuz için sevinç vesilesiydi. Ben bu maksadı, süratle meydana getirmek için, hemen küçük bir hazırlık yaparak, ertesi gün yola çıkmıştım. Rasıt olarak da Hamdi Bey arkadaşımla beraber hareket etmiştik."
31.Temmuz.1922 : 249 sayılı, "İSTİKLAL MEHAKİMİ KANUNU" / 1.Dünya ve İstiklal Savaşlarına iştirak eden VECİHİ HÜRKUŞ' a vatani hizmet tertibinden aylık bağlanmasına dair 249 sayılı kanun kabul edildi.
28.Şubat.1923 : (10)“Her Türk gencinin kanındaki kaynayan kudretin mayası, fedakârlıklara neşe ile ve korkusuzca atılmasındadır. Herkesin nazarında büyüyen bu çalışma tarzı, onun hayatında hizmet mefhumunun tabii telakkisidir.”
15.Mart.1925 : TTC Türk Tayyare Cemiyeti Nizamnamesi TBMM'de kabul edildi. İlk İdare Heyeti toplantısında Vecihi Hürkuş, Fen Şubesini kurmakla görevlendirildi.
1928 : "...bugün havacılık, özellikle sivil havacılık bakımından dünyanın en iptidai milletlerine ait havacılık durumundan daha aşağı durumdayız. Milli savunmamız hala yabancı milletlerden alınacak uçaklara dayanıyor, hatta eğitim uçakları bile ve hele tarım davamızda ekonomi bakımından hayati ihtiyacımız olan basit zirai savaş uçakları da ithal malı. Ne acı değil mi?..."
09.Nisan.1931 : /PRAG ; "...Sabah erken tayyarenin başındayım, umumi bir muayeneden sonra motörü bir defa tecrübe ettim, durumu normal bularak komisyonu beklemek üzere gazinoya çekildim. Saat dokuzda komisyon geldi ve derhal tayyareyi kontrol ettiler, bu tatbikatta mekanik araçlar kullanarak ağırlıklara göre santraj noktalarını çeşitli pozlarda arayarak uzun uzun notlar tutuyorlar ve bu notları dosya ile karşılaştırdıktan sonra, komisyon reisi bana dönerek sonucun normal olduğunu ve uçuş tecrübelerine başlanacağını bildirdi. " Tecrübeler için kim uçacak?" diye sordu. " Tabii ki ben" diye cevap verdim. " O halde buyurunuz, şu program dâhilinde uçuş tecrübelerine başlayalım" dedi, ve elime bir program verdi..."
10.Nisan.1931 : "...İkinci vazife :. Mühendis Bervida, tayyareye iki paragraf yerleştirdikten sonra, programın bu göreve ait notunu açıkladı. Tayyarenin yerden kalkış mesafesi, kalktığı noktadan itibaren 600 metre mesafede yükselme kapasitesi ve bu uçuşa devamla ilk üç dakikada tayyarenin yükseliş kabiliyetini kontrol idi. CINA (1) mevzuatına göre bu sınıf tayyareler ve emsali için kalkış mesafesi 250 metre, 600 metre mesafe dâhilinde yükselişin 20 metre olması ve ilk üç dakikada yükseliş haddinin 450 metre olması icap ediyordu. Bu tecrübede tayyaremin verdiği neticeler fevkaladelikle kabul edildi. Kalkış mesafesi 83 metre, 600 metre düz çıkışta 46 metre ve ilk üç dakika zarfında kazanılan irtifa 560 metre olarak tespit edilmişti. Bütün bu tecrübeleri sisle karışık yağmur dalgaları arasında yapmıştım. Yere indikten sonra barograf notlarını alan komisyon neticeden dolayı beni tebrik etti ve havanın fenalığını söyleyerek iyi havada daha üstün randıman vereceğine kani bulunduklarını ilave etti..."
11.Nisan.1931 : /Prag (VECİHİ XIV testleri) : "...İkinci gün. Yine meydandayız, bu gün de hava şartları hemen hemen aynı ise de bir an evvel tecrübeleri bitirmek istiyorum. Kararımı komisyona söyledim. Tayyareme barograflar bağlandı ve yükselerek haritayı takibe başladım. Sis dalgaları arasında bocalarken yağmur da mütemadiyen yağıyordu. Bu vazife 50 dakika devam etti, geldim limana indim. Komisyon, havanın fena olması hasebiyle vazifenin tekrarını istediğinden tekrar yükseldim ve devam ederek ikinci 120 kilometreyi de yaptıktan sonra limana indim. Netice: Aradaki iniş, kalkış da dâhil olmak üzere yapılan hesaba göre tayyarenin seyahat sürati ortalama olarak saatte 135 kilometre olarak tespit edildi..."
1931 VECİHİ XIV TESTLERİ /PRAG ; "... Dördüncü vazife: 16.Nisan.1931. En yüksek süratin ve en düşük tutunma süratinin tespiti tecrübesi idi. Maalesef bu tecrübeler de hemen aynı hava şartları içinde yapılmak mecburiyetindeydi. Fena hava sebebiyle, motor devri ufki uçuşta normalde 1250 iken 1180'den yukarı yükselemiyordu. Aşağıda komisyonun verdiği talimata göre kontrol gruplarının verecekleri flama işaretlerine göre hareketimi uyduracaktım. Mesafe beş kilometre, dört defa baz geçişi ve takiben iki defa askı sürat geçişi yapılacak idi. Tecrübeler aynen yapıldı. Bilhassa askı süratinde bu beş kilometrelik mesafe yapraklanan tayyare için bitmeyecek bir yol hissini veriyordu. Netice: En yüksek sürat saatte 155 kilometre ve askı sürati de saatte 61 kilometre olarak tespit edildi. Beşinci vazife: İrtifa uçuşu tecrübeleriydi, fakat bu hava şartları içinde bu vazifenin yapılmasına imkan olmadığı yine komisyon tarafından söylendi. Bütün bu uçuş tecrübeleri ve tetkikler samimi bir hava içinde geçiyordu..." VECİHİ HÜRKUŞ
17.Nisan. 1931 : VECİHİ XIV TESTLERİ / PRAG; "... Hava da kısmen müsait, meydandayız. Komisyon irtifa uçuşu için gerekli hazırlıklarla meşgul, her tecrübede olduğu gibi ağırlıklar kontrol ediliyor ve tayyareye iki barograf konuyor, ben de motörümü çalıştırarak uçuşa başlıyorum. 500, 1.000, 1.500 ve 2.000 metrelere yükseliş çok iyi, hava açık ama kuzey iklimi çok soğuk. 2.000 metrede ısı -22 derece santigrad. Bu soğuğun tesiri olacak, bilhassa 2.500 metreden sonra motor ahenginde hafif aksama ve uçuş hızında haddini aşma hissedilmeye başladı, buna rağmen 3.000 metreye yükseldim, bu yükselişteki zamanı plana uygun bulmaktan memnundum ve daha fazla motörümü hırpalamamak için bundan sonraki tavan uçuşunu yapmaktan vazgeçerek inmeye başladım. Netice: 1.000 metreye 8, 2.000 metreye 19 ve 3.000 metreye 32 dakikada yükseliş normal olarak kabul edilmiş ve yapılan hesapla azami irtifa 3.500 metre olarak anlaşılmıştı..." VECİHİ HÜRKUŞ
1932 : VSTM/ KALAMIŞ : "... Türkiye’ de sivil tayyareciliğin nüvesi olan bu hayırlı teşebbüsü Genelkurmay Başkanlığı olumlu karşılayarak talimatnameyi ve tedris programı aynen kabul etmek sureti ile mektebin resmen açılmasına müsaade vermişti. O tarihte Genelkurmay Hava talim ve terbiye şubesi şefi olan değerli havacılarımızdan Kurmay Binbaşı İhsan Bey beni Genel Kurmaya çağırmış, bu teşebbüsümden dolayı muhterem Mareşalimizin iltifatlarını bana tebşir etmişti. İlaveten: Açılacak mektebin eserim olması hasebi ile mektebin isminin de Vecihi olarak tevsimini emir buyurduklarını bildirmişti. Özellikle ismimin ilavesi, bana sonsuz bir sevinç ve idealim yolunda gayretlerime kuvvet olmuştu. Bence en değerli şey, takdire edilmek gibi manevi mükâfattır..." VECİHİ HÜRKUŞ
04.Mart.1933 : Matbaai Askeriye Müdürlüğüne
1932 senesinde Büyük Erkanı Harbiye Riyaseti, Milli Müdafaa ve Maarif Vekaletleri tarafından tastiken teessüs eden mektebimizin tedrisat programına göre takip edilmesi lazım gelen kitaplara umumi kitapçılarda tesadüf edilmemektedir. Bu husus Eskişehir Tayyare Mektebi müdüriyetinden sorulmuş ve mezkur müdürlükten bu gibi kitapların askeri matbaadan temin edileceği bildirilmiştir. Bu sebepte müesseseniz tarafından tayyarecilik tedrisatı için şimdiye kadar tab edilmiş kitapların fiatlı cetvelinin gönderilmesini istirham eder ve bilvesile yüksek saygılarımı sunarım efendim.
1934 : "...Ben ne düşünüyordum, hadiseler ne şekilde tecelli ediyordu? Umduğum yardım yerine keskin baltalar üzerimden eksilmiyordu, tıpkı imparatorluk devrinde olduğu gibi meskenet ve atalet rejimleri ve perde gerisi oyunlar maalesef kanuni mevzuat ve amme emniyeti kisvesine sarılıyordu. İşte yüreğimi dağlayan büyük acım, maddi zararım bakımından değil fakat idealimin yurt ve millet faydasına tahakkuk ve inkişaf edememek tehlikesinden doğuyordu. Bu elim şartlar içinde bütün zekâsı milli menfaatler zararına olarak sadece önümüze serilen mâniaları ezmek gayretine hasretmek suretiyle derin bir ümitsizlikle inleye inleye 1934 senesini yaşadım, bu suretle ömrümün milli faydalar hesabına bir zarar yılını daha çevirdim..." Vecihi Hürkuş
30.Ağustos.1933 : Vecihi Hürkuş VSTM Vecihi Sivil Tayyare Mektebi öğrencileri ile 2 adet VECİHİ XIV, 2 adet VECİHİ XV ve 1 adet VECİHİ XVI uçağı ile İstanbul göklerinde gösteri uçuşu yaptılar.
06. Ağustos.1954 : Vecihi Hürkuş için Yeşilköy Uluslararası Havaalanında "TÜRK HAVACILAR BAYRAMI" adıyla, 40.YIL jübilesi yapıldı.
01.Nisan.1956 :
HÜRKUŞ HAVAYOLLARI, İSTANBUL-BURSA, İZMİR-AYDIN, İZMİR-MİLAS HAVA HATLARI AÇILDI.
"...1 Nisan 1955 tarihinden itibaren İstanbul–Bursa, İzmir’de: İzmir–Aydın ve İzmir–Milas hava hatları açtık. Faaliyetimiz her türlü hava şartlarına rağmen muntazam devam ediyor, teveccüh ve itimadı her gün fazlalaşıyordu. 1- 30 Nisan, bir aylık servislerimizde İstanbul – Bursa hattında134 uçuşla 804 yolcu ve İzmir hatlarında 58 uçuşla 290 yolcu taşımış bulunduğumuz, Trafikte yazılı uçuş notlarında ve manifestolarımızda gösterilmiştir..." Vecihi Hürkuş
08.Mart.1963 : Bay Vecihi Hürkuş Hava Alanı Antalya
Teminat mektubundan olan ve tahsili için evvelce kanuni yollara tevessül olunan ve bilahare, taksitlerle ödemeyi kabul ettiğinizden, hakkında tesis olunan icrai takibatı durdurulan borcunuzun, şifahi talebinize istinaden Şubat 1963 sonu itibariyle müfredatı aşağıdadır.
Borcunuzun bir hafta zarfında tasfiyesini, aksi takdirde kanuni takibe devam etmek zorunda kalacağımızın bilinmesini rica ederiz. Saygılarımızla.
Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Merkez Müdürlüğü
Borç bakiyesi: 9.636,03 TL, Faiz: 29.918,31 TL, Vek. Ücr:6.369,16 TL, Banka Mu.Ve:7.257,49 TL, TOPLAM:53.180,99 TL
25.Şubat.1964 : Vecihi Hürkuş'un Ticari Pilot Lisansı, 12.08.1964 tarihine kadar yenilendi.
07.Nisan.1965 : Türk Hava Kurumu Genel Başkanlığı 88 / 415 -6244 F A I Genel Sekreterliğine Sayın Genel Sekreter: 1895 doğumlu olup 1913 yılında tayyareciliğe intisap etmiş olan ve devamlı olarak 51 senedir havacılığa askeri ve sivil alanda hizmet eden ve halen ( 70 yaşına rağmen ) uçuşa sivil havacılıkta pilot olarak devam eden üyemiz Vecihi Hürkuş’u sizlere tanıtmakla şeref duyarız. Biyografisi ve uçtuğu uçak tiplerini belirten liste eklidir. 102 tip uçak üzerinde muvaffakiyetli uçuşlar yapan üyemizin F A I ‘ye şeref üyesi olarak kaydedilmesini ve camianızdaki havacılık kulüplerine tanıtılmasını sayın Genel Sekreterden rica ederim. Üstün Saygılarımla, Nuri Aslantaş Hava Tuğgeneral Türk Hava Kurumu Genel Başkanı
Hazırlayan : Mesut Atar 02.04.2011 http://www.havacilar.com
Kaynak : Tayyareci Vecihi Hürkuş